Çin Bilgeliği
İdeal durum insanın mevcut durum ile uyum sağladığı andır.
Bir olaydan dolayı sinirli veya rencide olduğunuzda olayın olumlu yönünü göremezsiniz. Bu nedenle kendinizi, gereksiz bir direniş göstererek yıpratırsınız. Belki de sizi sinirlendiren veya rencide edip direniş göstermenize sebep olan olay tamamıyla sizin yararınıza olacaktır. Bazen şans kendini, sevimsiz bir yüz şeklinde gösterir. Olay, sadece olaydan ibarettir. Tepkiniz olayın nihai sonucunu yaşama şeklinizi belirler. Geçmişte yaşanan bir olayı değiştiremezsiniz. Bugün yapabileceğeniz tek şey, geçmişte yaşadığınız olaya cevap verme şansıdır. O zaman neden menfaatinize uygun olan cevabı vermiyorsunuz? Bunu başardığınız anda güzel hislere sahip olacak, nişleriniz doğrultusunda hareket ederek o olayın sonucunu iyi olarak göreceksiniz. Bu düşünceyi kavrayan ve uygulayan kişi -sanki altı ejderhanın kanatlarında uçuyormuş gibi- arzu ve isteklerinin doruk noktasına yükselecektir.
Bilgi için bugün ya da yarında olmak hiç önemli değildir.
Bilgin, zamanını iyi değerlendirerek kendini geliştirmeye devam eder. Zamanın akışından haberdar olarak zevk ve sefa içinde yaşamaktan uzak durur, aynı zamanda hüzün ve kederin hayatına hükmetmesine de izin vermez, böylece elindeki fırsatları kaçırmaz. Her şeyin “birlik düzeni” içinde olduğu inancıyla kendisini, yıldızlar ve ağaçlar gibi, kainatın bir parçası olarak görür. Zamanın hayalden başka bir şey olmadığı bilinci -nasıl ki bir odadan diğerine geçmek son derece doğalsa- korkuyu gereksiz kılar.
Mütevazı olduğunuz takdirde insanlar doğal bir şekilde size yardım edecekler ve kendi tecrübelerini isteyerek takdim edeceklerdir.
İnsanın doğasında, mütevazı kişileri sevmek ve yardım etmek, kibirli kişilerden ise uzak durma eğilimi vardır. İnsanlar sahip oldukları tavsiyeleri bir süre sonra kibirli kişilerden esirgemeye başlarlar.
Nefret etmeyin. Nefret, bir nevi zihni işgal etmektir. Ve bu sizi, nefrete neden olan konuya esir eder.
Nefret, negatifin ürünüdür. Nefreti hissetmek için kendinize ne kadar izin verirseniz, negatifin elinde o ölçüde oyuncak olursunuz. Birinden nefret etmekle o kişiyi kendi tarafınıza çekersiniz. Gerçekten istediğiniz bu muydu? Bu teması azaltmak için o kişiyi düşüncelerinizden çıkartın. Negatifle savaşta, iyiliklere olumlu cevap verin.
Gücün büyük olabilmesi için, bir eylemi doğru yapmanın temel kuralları ile adaletin, içinizde birlikte hareket etmesi gerekir.
Bencil kişi yalnızca kendi rahatına ve eğlencesine düşkündür. Bütün gücünü bireysel amaçlarını gerçekleştirmek için sarf eder ve başkalarının eziyetine sebep olur. Akılsızca kullanılan bu güç herkes için -özellikle uygulayan kişi için- olumsuzluklar getirir. Bilge kişi doğru uygulamaya ve adalete bağlı olduğu için, kendi gücünden başkalarına yardım etmek ve toplumun refahı için faydalanır. Bu eylem herkes için -özellikle uygulayan kişi için- iyilik getirir.
Ne elde etmeden sevinç duy, ne de hüsrandan kederli ol.
Çünkü insan bir şeye çok değer verse bile, elde ettiği anda o şey değerini kaybeder.
Sen ne hüsranından ne de elde ettiğinden sorumlusun. Elde etme ve hüsran iradert dışmda oluşur. Elde etme ve hüsranın, ruha ve ebedi varlığa kattığı bir anlam yoktur. Tüm elde etme ve hüsranlar ölüm anında gerçekleşir. Bir an bile elde etme ve hüsran düşüncesiyle ömrünü heba etme. Ölüm her an kulağına şöyle fısıldar: “Yaşa! Sana yaklaşıyorum!”
İnsanlar muhalefeti, genelde problem üretme gibi görürler. Oysa akıllı kişi bu durumdan kendi menfaatleri doğrultusunda faydalanır.
Akılsız yani kainat kurallarından habersiz kişi zorluklarla karşı karşıya geldiğinde kendi şansından şikayetçi olur. Başkalarının sahip olduğu mevkilere sitem eder, sonuçta çabalarından vazgeçer. Akıllı kişi -kainat kurallarına hakim olduğu için- başkalarının muhalefetinden faydalanır ve düşüncelerini bir süzgeçten geçirerek doğru davranışlara yöneltir. Bu şekilde muhalefetinin sebebini kendi içinde arayacak ve bu içsel görünümü ile dışsal muhalefeti, kendi gelişimi için fırsat olacaktır. Bela, güçlenmeniz için bir fırsattır. Akıllı kişi belanın her zerresinden kendi iyiliği için faydalanır. Bu eylemle sonsuz bir güce ulaşır ve kanatlı biri ata binmiş gibi hızla hedeflerine koşar.
İyilik gördüğünüz an o iyiliği kendinize örnek alın. Kendi kusurlarınızdan haberdarsanız kendinizi o kusurlardan kurtarın.
Huyun gelişmesi şans ve başarıyla sonuçlanır. Akıllı kişi, nasıl ki bir mücevher ustası pırlantayı itina ile işlerse, o da içindeki faziletleri iyi yönde işler. Bu şekilde devam ettikçe başarılı insanların topluluğunda yer bulur.
Akıl ve his el ele dolaşamaz.
Öfke, şehvet, nefret veya aşk insana musallat olduğunda aydın düşünce ve mantık imkansız hale gelir. Kendinizden bir adım uzaklaşıp kendinizi seyrettiğinizde ise, akıla düşünce ve sağduyu ortaya çıkar.
Bilge kişinin yolunda sevinç ve düşünce birlikte gider.
Akıllı kişi sürekli düşünmektedir. Çünkü her çıkışın bir inişi olduğunu ve insanların da olması gerektiği gibi olmadığını bilir. Bu yüzden başkaları ile giriştiği alışverişte geleceği düşünür. Geleceği düşünmek, içsel sevinci yok etmez. Çünkü o, evrenin sevgili çocuğu olduğunu hatırlar.
İşinin ehli olan bir ustanın elinde her şey verimli hale gelir.
Usta kişinin herkes ve her şey için uygun bir çözümü vardır. Bu nedenle, yapılan hiçbir şey heba olmaz. Her sorun için gereken çözümleri vardır. Herkese değer verir. Bu yüzden herkes tarafından sevilir ve sayılır.
Yumuşak davranış, huzursuz kişileri bile etkiler.
Eğer başkalarının kaba davranışlarının, sizin sakin davranışlarınızı etkilemesine izin vermezseniz, sizin yumuşak davranışlarınız onları değiştirecektir.
Bilgelik, hiçbir şeyi zorla elde edemezsiniz diye emreder.
Zorla elde edilenin zorla korunması gerekir. Bu kısırdöngü kişinin gücünü emer. Başkalarının serzenişlerine maruz bırakır ve sonunda pişmanlığa sebep olur. Kainatın yasası “Zorla elde edilen eninde sonunda uğursuzluk getirir.” der. Yüce insanlar bunu hiçbir zaman istemezler. Zorla elde edilen mal görünüşte kişiye geçici bir menfaat sağlasa bile, sonunda yasa işleyecektir.
Bilge kişi erdemli olmalı ve başkalarının hatalarını görmezlikten
gelmelidir.
Suyun her şeyi temizlediği gibi, bilge kişi hatalı insanların hatasını affeder ve bu şekilde yükselmenin yolunu garanti altına alır. Bencil kişi, serzeniş ve ceza karşısında fazla dayanamaz, nefret ve düşmanlık yaratır. Böylece istek ve arzu ortamını ortadan kaldırır, başarı fırsatını yok eder.
Başkası ile bir anlaşmazlık içine girdiğinizde, onunla anlaşma sağlayacak kadar güçlü, aydın ve kendinizden emin olmalısınız.
Başkası ile anlaşmazlık halindeyken daima tehlikeye maruz kalma durumundasınız. Çünkü rakibiniz size darbe vurma peşindedir. Yolun yansında problemi tatlıya bağlamak, çatışmada emniyet sağlar. Bu akıllı bir davranıştır ve bilge kişi -bir başarı elde ettiğine inanarak- bu fırsatı değerlendirir. Çatışmanın sürdürülmesi kötü sonuçlar verir. Çünkü çatışmanın sürdürülmesi düşmanlığın devamı demektir.
İçsel çatışmalar dıştaki tehlikeyi ortadan kaldırma gücünü azaltır.
Bir işe başlanıldığında kişinin içsel çatışmaları beraberinde şüpheleri getirir. Bir grupta var olan içsel çatışma, üyelerin ortak hareketini engeller. Çatışma birey için zayıflatıcı bir faktördür. Çatışma olduğu an tehlikeli işlerden uzak durmak gerekir. Çünkü başarıyı yakalamak için ortak ve merkezi güce ihtiyaç vardır.
Bencil kişi, sevgisizlikten ve adaletsizlikten utanmaz.
Bencil kişi, insafsızlığa ve sevgisizliğe karşı ilgisizdir ve bu değerlere önem vermez. Ancak tabiat yasalarının gereği olarak ıstırap çekmektedir. Ancak bu ıstırabın sebebinin kendisi olduğunu bilemez. Bilge kişi, kendisi veya başkaları tarafından yaratılan sevgisiz ve adaletsiz davranışlardan eksiklik duyar ve utanır. Tabiat yasası gereği her zaman iyilik ve sevinçten hoşlanır.
Eski elbiseleri onarmak, ödünç elbise almaktan daha iyidir.
Kişinin yaya yürümesi, kendine ait olmayan bir arabayı kendisine aitmiş gibi göstermesinden daha iyidir. Yoksul olup kendinizi zengin gibi gösterirseniz kimse size yardım etmez. Çünkü sizin herhangi bir şeye ihtiyacınız olmadığını düşünürler veya gösteriş budalası olduğunuzu anladıklarında kendi değerinizi kaybedersiniz. Ayrıca yoksulken zengin gibi görünmeye çalışmak kendi gözünüzde de değerinizi düşürür. Çünkü bu davranış seldi kendinize olan inanç ve saygınınızı yok eder.
Bilge kişi, atalarının sözlerini ve davranışlarını öğrenerek kendi karakterini ve kişiliğini sağlamlaştırır.
Yüzyılların deneyiminden ortaya çıkan onurlu sözlerin öğrenilmesi ile bilgelik kazanırız. Eski destan kahramanlarının yaptıklarım idrak ederek ilham alırız. Bilgelik ilhamla birleştiği zaman çok büyük şans, mutluluk ve başarı getirir.
Başkasını tanımak için neye ilgi gösterdiğini, hangi yönünü geliştirdiğini ve beslediğini görmeliyiz.
Herkes kıyafeti, okuduğu, gördüğü, olaylara tepkileri ve konuşması ile kendisini ifade eder. Aynı zamanda yaşam tarzı ve maksadı hakkında fikir verir. Kişi bu özellikleri gözlemlediğinde karşısındakinin nasıl bir insan olduğunu anlayabilir.
Büyük bir problemi içsel gücümüz ile kontrol altına aldığımızda başarı ile sonuçlanan bir yol izleriz.
Bir problemin üstesinden gelmek, “Bu problem benim gelişmem için bir fırsattır,” düşüncesi ile başlar. Unutmamalısınız ki, problemi çözdüğünüz zaman çözüm yolu sizi, bulunduğunuz yerden daha iyi bir duruma getirecek veya daha büyük bir tehlikeden koruyacaktır. Bu düşünce tarzı sizi, yaptığınız her işte başarıya götürecektir.
Bilge kişi, iyiliği geçici değil, kalıcı bir özellik olarak görür.
“Gerçek iyilik”, amaçlan her zaman faydalı olan ve hiçbir zaman zarar vermeyen iyiliktir. İyi amaçlarınızı korumak için daima huyunuzu ve karakterinizi iyileştirin ve her gün bilge kişinin yolundan gitmeye devam edin. Çabalarınızın devamlılığı için içinizdeki neşe pınarını keşfedin ve günlerinizin tazeliğini koruyun. Çünkü şans, mutluluk ve başarı bu şekilde gelecektir.
Güç, servet, mevki, başarı ve nüfuzlu dostlarla övünmek, kesinlikle
şansızlık ve hayal kırıklığı ile sonuçlanacaktır.
Küçümsemenin ve kendine güvensizliğin belirtisi abartılı övünmedir. Bilge kişi elindekiyle yetinir, mütevazı davranır. Böylece kalıcı başarısını garanti altına alır.
Kendinizi eğiterek zararsız alışkanlıklara tahammül etmeye ve kötü alışkanlıkların kökünü kazımaya başlamalısınız.
Eğer size zarar veren alışkanlıkları yenmekte zayıflık gösterirseniz geleceğinizi yok edersiniz. Geçici sevinçler kötü alışkanlıklarla beraber yaşanıyorsa uzun vadede tehlikeli olur, kısa vadede ise sarsıntılara sebep olur. Kısa vadeli bir sevinci uzun vadeli bir probleme tercih etmek karlı bir iş değildir. Kendini kötü alışkanlıklardan kurtarmak için güçlü bir irade gerekir. Böyle davranarak güç ve iyi yaşam elde edilir. Bilge kişi alışkanlıklarını daima kendi kontrolünde tutar. Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için en iyi yol, zararsız alışkanlıklara bir süre tahammül etmektir.
Nefse ait isteklere kendini teslim etmek, geri dönüşü olmayan hatalarla sonuçlanır.
Bir an olsun düşünmeden nefsin isteklerinin peşinden gidiyoruz. Halbuki kendimizi üç yönden kontrol etmemiz gerekir. Birincisi; etkilemek istediğimiz kişilerin peşinden hemen koşmamalıyız.
İkincisi; hizmetinde olduğumuz kişilerin tüm isteklerini kabul etmemeliyiz.
Üçüncüsü; nefsin istekleriyle ilgili ve sonucu kuruntu yaratan eylemlerden uzak durmanın, insanın en önemli özgürlüklerinden biri olduğunu hatırlamalıyız.
Kendinizi güçlendiriniz ve arzularla yüzyüze geldiğinizde akıllı davranınız. Bu zor olabilir, ama kendi kaderinize hakim olmak istiyorsanız, bu davranış hayati önem taşımaktadır ve size mutluluk, şans getirecektir.
Anlamlı bir yaşamdan faydalanmak ve kalıcı bir eser oluşturmak için kalıcı ve sağlam bir içsel gücü ortaya çıkarmalıyız.
Doğru yön engellere, acılara, yorgunluklara ve mücadeleye rağmen yolun devamı demektir. “Kararlılık”, hedefe ulaşana kadar yola devam etmek demektir. “Kararlı kişi”, hiçbir şeyden yorulmayan kişidir. Eğer içinizdeki kararlılığı ortaya çıkarırsanız hedeflerinize ulaşır, engelleri aşar ve her durumda sabır gösterirsiniz. Bu özelliği ortaya çıkarırsanız varlığınızın içsel kanunu, başarılı ve şanslı olmanız için bütün davranışlarınızı belirleyecektir.
Mutluluk arıyorsan düşüncelerinde katı ve sert olma. Zaman içinde, zamanla beraber, değişikliklerle yoluna devam et.
Devamlı değişiklik yaratan tabiat yasası kendini değiştiremez. Her şey değişirken siz değişikliğe set çekerseniz felakete davetiye çıkartırsınız. Bu durum insanın başarısı için hayati önem taşır. Kişi seçtiği yolda huyunu sağlamlaştırarak geçici etkenlerden kendini korur. Ancak bütün durum ve değişik koşullar hakkında da bilgisi olması gerekir. Düşünceleri o kadar açık ve esnektir ki, değişik durum ve koşullara zorlanmadan uyum sağlar. Katı ve sert olmak başarısızlıkla, esneklik ise başarıyla sonuçlanır.
Haddinden fazla aceleci davranırsanız, sonunda hiçbir işte
başarılı olamazsınız.
Bu şekilde kendi gücünüzü artırıp daha büyük başarılara sahip olursunuz. Ancak gerçeklerden uzak veya ulaşılamayacak hedefleri seçmek hüsran ve başarısızlıkla sonuçlanır, bu arada sahip olduklarınızı da kaybedersiniz. Akıllı insan kendi gücünden fazla çaba harcamaz, gelirinden fazla para harcamaz ve akıl dışı çabalarla kendini yıpratmaz. Böylece ömür boyu sürecek olan mutluluğu korumuş olur.
Korku ve umut arasında sıkışmanız, içinizdeki sebat ve huzuru
yok eder.
Umut’ta bir olayın gerçekleşmeme ihtimaline karşı bir korku, Korku’da da korktuğunuzun başınıza gelmemesi umudu vardır. Bilge kişi her şeyi faydasına göre değiştirdiği için -bundan dolayı önüne gelen her şeyin kendi iyiliği için olduğunu bilir- bu durumların hiç biri ona uygun değildir. Nasıl ki dalgalar arasında yol alan sandalın inişi ve çıkışları varsa, umut ve korkulara esir olan kişi de bu duyguların benzer iniş çıkışlarını yaşar. Bilge kişinin kurallarına göre yaşamak, başarı ve mutluluğunuzu kesinlikle garanti edecektir. Cesaret ve imarımız olsun. Neşeli olun, çünkü her şey iyidir. Düşündüğünüzden daha güçlüsünüz ve evrensel düzen sizin rahatınızı düşünmüştür.
Eğer sürekli acele ve telaş içinde olursanız iç sükunetine kavuşamazsınız.
İç sükuneti, beden ve zihin huzuru demektir. Huzurlu zihne sahip kişi stresten arınmış davranabilir. Bu yüzden de hata yapmaz. Sürekli aceleci davranmak vücudunuzu yıpratır. Değerli huzur ve sükunetinizi kaybettiğiniz gibi, yüzünüzde kırışıklıklara sebep olur. Aşın aceleden kaçının. Bir bilge gibi davranın. O zaman her şey tabiat yasasına göre elde edilecektir.
Aşılamayan engellerle karşılaştığınız zaman dönüş en akıllı iştir.
Bir çarpışmada gücünüzün üstünde ısrar ederseniz, kaynaklarınızı telafi edilemeyecek kadar tehlikeye atarsınız. Dönüş, çarpışmadan vazgeçme anlamına gelmez. Bu, kaynaklan korumak, tekrar güç kazanmak ve yeni planlar yapmak için fırsat yaratmaktır.
Güç, yumuşak huyluluktadır.
Zorba, zalim ve güç sahibi iktidarım başkalarına eziyeti için kullanıyorsa kimsenin sevgisini kazanamaz. Böyle yaşayarak, hoş olmayan bir ortam yaratır. Halbuki akıllı bir iktidar sahibi yumuşak huyundan tanınır. Sakin ve vakur iktidar, ne direniş ne de nefret yaratır. Bu davranış, hedeflerine ulaşmayı ve iktidarın genişlemesini kolaylaştırır. Siz de akıllı iktidar sahibini örnek alarak, yolunuzu saf ve dümdüz yapın.
Bilge kişi, rezalet ve hakaretlere hiçbir zaman itibar etmez. Onun ilgi alanları moral seviyesi düşük insan topluluklarının ilgi alanlarına yönelmeye müsait değildir.
Bazen ortak hedeflere ulaşmak için kendimizi bencil kişilerle birlikte buluruz. Onların topluluğunda zevke ve safaya şüphe ile bakarız. Halbuki bu düşünce bilge kişiye yakışmaz. Böyle ortamlarda bulunmak, kesinlikle pişmanlıkla sonuçlanır. Siz, bencil kişilerin iyi ve güzel huylarınızı bozmalarına ve aynı şekilde olumsuz durumların sizi sağa-sola sürüklemesine izin vermeyiniz. Kararlı bir şekilde doğru davranışa yönelmek, büyük felaketlerin önüne geçecek, başarı ve şans sizinle olacaktır.
Huzur, ekonomik konularda gelir-gider ilişkisi eşit olduğunda sağlanacaktır.
Hiçbir zaman sahip olduğunuz miktardan fazlasını harcamak için borçlanmayınız. İtibarınızdan ötürü harcama yapmanız size esaret getirir. Çünkü zenginliğin ardından fakirlik gelir. Bilge kişi zengin olduğunda kendini fakirliğe de hazırlar. Her zaman paranız kadar harcayın. Elinizde olanın hepsini harcarsanız, acil durumlarda eliniz boş kalacaktır. Böyle bir planlama huzurunuzu bozmaya yöneliktir ve felakete davetiye çıkarmaktır.
Sadelikten veya az paraya sahip olmaktan utanmayın.
Sadelik bilge kişiliğin, kendini göstermek ise bencil kişiliğin belirtisidir. İhsan gibi yaşamak istiyorsanız bilge kişinin yolunu izleyin. Böylece değişik önlemlere, öğünmelere, gösterişlere ve hilelere ihtiyacınız olmayacaktır. Hislerinizi içtenlikle göstermek yeterlidir. Hediyenin değerine göre teşekkür etmek uygun değildir. Önemli olan, onun arkasındaki hislerdir ve hediyenin değeri özünde değil, alanın gözündedir.
Kötü ve yaramaz insanla uzlaşmak mümkün değildir.
Bazen bir çatışmaya son vermek için, doğru davranışı göz ardı etme endişesine düşüp, kötü ve yaramaz insanlarla uzlaşma yoluna gideriz. Bu şekilde yapılan uzlaşma hatadır. Çünkü kötülüğe son vermek istiyorsanız, kötülüğün kökünü kazımalıyız. Kötülüğü yenmenin en güzel yolu, tamamıyla iyiliğe sarılmaktır. Bilge kişinin yolundan uzaklaşmak, bencillerin yoluna kaymak demektir. Bencillerin yolunda adım atmak, kesinlikle kötü sonuçlar verir.
Biraraya toplanacağınız kişileri, teker teker seçmeyin.
Birbirine en uygun olan kişileri biraraya getirmek için adeta görünmeyen bir güç daima iş başındadır. Biraraya toplanacağınız zaman, kimlerin katılacağı hakkında tek başınıza seçim yapmak bu görünmeyen güce aykırıdır. Birbirlerine en uygun olan kişileri biraraya getirmekle meşgul olan görünmeyen güç, belki sizin şahsi zevkinize uygun olmayan kişileri de grubunuza dahil edecek ve böylece grubunuza büyük menfaatler sağlayacaktır. Bu yüzden açık zihne sahip olmanız iyidir.
Rehberinize yolunuzdan sapma fırsatı vermeyin.
Amaç, değerli bir insanın iyi nasihatlannı gözardı etme değildir, ama akıl şöyle hükmeder: Acaba liderin izlediği yol sizin için en iyi yol veya en değerli yol mudur? O zaman kendiniz karar veriniz.
Zihinde saklanan, kendini bedende gösterir.
İnsan zihni kendi gerçeklerinin yaratıcısıdır. Zihninizde sakladığınız şey yaşamınızda bir şekilde kendini gösterir. Kaygı ve baskıyı zihninizde saklamışsanız, fiziki ağrılar ve kasılmalar şeklinde kendini belli eder. Değer vermeyi ve neşeyi aklınızda tutmuşsanız, yaşamanızda mükemmel bir sağlık ve ışıldayan bir yüz şeklinde kendini gösterir.
Kaderinizle savaşırken silahınız keskin iradenizdir.
Kesin kararlılıkla kaderinizle karşı karşıya gelmek, bu savaşı kazanma azminizin göstergesidir. Yani endişe ve ahmaklığa teslim olmayacaksınız ve seçtiğiniz yoldan geri dönmeyeceksiniz. Sadece cesaretli ve güçlü insanlar kendi kaderlerinin karşısında durup baş kaldırır ve bütün engellerle savaşabilir. Keskin iradesi ona, sonuna kadar dayanma gücü verir. Bu güç ve cesaret kendisini, olayları olduğu gibi kabul etme şeklinde gösterir. En ufak evham veya kendini kandırmadan bile etkilenmez. O zaman, olayları başarıya ulaşma yolunda ayırt etmek için bir ışık yanar, inanarak söz verme, olayların olumlu yönde gelişmesine sebep olurken, aksini düşünmek mantıklı olmayacaktır Böylece, sözlerine sadık olan kişiler hedeflerine ulaşır.
Dedikoduya karşılık vermediğiniz zaman büyümesini
önlemiş olursunuz.
Ömrünüzün sonuna kadar kendimizi insanlara karşı savunabiliriz. İnsanlar arkamızdan ne derlerse desinler, bununla savaşabiliriz. Oysa yapılacak en iyi iş, kendi işlerimizle uğraşmaktır. Üstelik bu iftiraları beslemezsek, o insanlar ilgisizliğimizden kaybolup gideceklerdir. İftiraya karşı en iyi savunma, bilge kişi gibi yaşamaktır, izin verelim, davranışlarımız ve yaptıklarımız bizim yerimize konuşsun.
Başarıya giden yolda hedefe yaklaştığımızda, başarılarımızdan sarhoş olmaya izin vermeyelim.
Bir başarıya yaklaştığımızda aşırı sevinç gösterilerine izin verirsek, işin detaylarına ve püf noktalarına dikkat etmeyerek bu yoldaki başarımızı yok edebiliriz. Başarıya ulaştığınızda sağlam ve dikkatli olmalısınız. Sizi başarıya götüren davranış ve eylem tarzınızı muhafaza ederek güvenli bir şekilde hedefinize ulaşacaksınız.
Kendi huylarınızı ve faziletlerinizi görmezlikten gelirseniz, çok geçmeden dostlarınızın ve komşularınızın gözünde değerinizi kaybedersiniz. Sizi kimse arayıp sormaz ve sizin için kimse düşünmez.
İyi huylarınızı ve faziletlerinizi eğiterek içsel değerinizi garanti altına alırsınız: Berrak suyun pınardan fışkırması gibi tüm nimetler size doğru yönelecektir. İçinizdeki pınar ne kadar fazla coşup akarsa o kadar çoğalacak ve sahip olduklarınız daha da artacaktır. Bu sözün doğru olduğuna inananlar, onu mücevherden daha değerli bulurlar.
Kararlı bir iradeye sahipseniz ve bilge kişinin yolunu izliyorsanız, içinde bulunduğunuz durum ne olursa olsun yaşamınızda başarılı olabilirsiniz.
Başarıyı kazanma fırsatları sayısızdır. Hatta boş elle bir işe başlayan kişiler bile başarılı olurlar, ama en iyi fırsatlar başarıyı hak etmeyen insanların elinde heba olup gider. Başarıyı elde etmenin gereği -büyük basan- kalıcı bir özellik olarak devamlılık ve dayanma gücünün geliştirilmesi, bilge kişinin yolunu izlemesidir. Bu düşünce ile başarı kartalın uçuşu gibi hız kazanır.
Bedenin dinlenmesini sağlamak için, dinlenme ve hareketin, zamanında ve birbirinin peşi sıra gelmesi gerekir.
Beden dinlendiğinde etraftan aldığı hoş olmayan mesajlara karşı hassasiyetini koruma imkanına sahip olur. Bu iş, yaşamınızda sakin ve telaşsız hareket etmenize yardım edecek ve hatalarınızı önleyecektir. İşi zamanında yapmak uyum yaratır. İş yapmanız gereken zamanı dinlenmeye ayırırsanız fırsatları kaçırırsınız ve kolaylıkla elde edebileceğiniz şeyleri zora sokarsınız. Dinlenmeye ayırmanız gereken zamanda hareket halinde olursanız, çalışma zamanında hazırlıklı olamazsınız. Bilge kişi, önce bedeninin dinlenmesini sağlar, sonra iş yapar. Bu düzende iş yapan kişiler hata yapmazlar.
Konsantrasyon ve meditasyon sırasında sonuçları keşfetme
çabası saf olmayan sonuçlar doğurur.
Elde etmesi sadece huzur ve dinlenmeyle mümkün olan şeye ulaşma çabası aksi tesir yapar. Önce iç huzura ulaşmanız gerekir. Sonra, konsantrasyon ve meditasyonla arzu ettiğiniz sonuçlara ulaşırsınız.
Bilge kişi ömrünün bir bölümünü güçlü bir kişiliğin gelişimine sarf eder, böylece bir ömür sürecek şans ve başarının tadını çıkarır.
Dağda yetişen bir ağaç -kendi konumuna göre- yavaş büyür. Ama sonunda sağlam bir şekilde kök salar. İnsan huylarının eğitimi de böyle olmalıdır. Yavaş yavaş ve sakin, ama sağlam ve dayanıldı bir temel üzerine. Bu gelişmenin yavaş olması, kişinin daha fazla çalışmasına sebep olur. Böyle bir çabayla ulaşılan basan size, bir ömür sürecek şans ve başarı zevkini yaşatır.
Bilge kişi sıradan geçişleri kalıcılığın ışığında gerçekleştirir.
Sonsuz bir geleceğin önümüzde, uçsuz bucaksız geçmişin ise arkamızda olduğunu düşünürüz. Durduğumuz mekanın bu an olduğuna inanırız. Yani kıldan ince bir hat, gelecekle geçmişi ayırmaktadır. Halbuki bunun aksi de doğrudur. Geçmişte olan “şimdi” olan iken, gelecekte olan da bir “şimdi”dir. Acaba her zaman “şimdi” değil midir? Bilge kişi “şimdi” diye tanımladığımız şeyin o an olduğunu anlar (bizim için her an şimdi’dir). O zaman “şimdi”, ebediyet kadar ebedidir. Ve bu “şimdi”de gerçekleşen her şey, ebediyet kadar kusursuz ve mükemmeldir. Bu tür düşünce ile kendisini de ebediyetin bir parçası görüp, o da eksiksiz ve kusursuz olacaktır. O zaman siz de kusursuz ve eksiksizsiniz. Bunu anlayan herkes, geçiciliğin ve ölümün bir sis perdesi gibi havada yok oluşunu görür.
İlişkinizin devam etmesini istiyorsanız, zihninizi kalıcı bir hedefe odaklayınız.
Bütün ilişkiler yanlış anlaşılma ve uyumsuzluklara maruz kalma tehlikesi yaşar ve bu durum ayrılıklara yol açar. Zihniniz kalıcı bir ilişkiye odaklanmamışsa, mevcut durumunuz bu ilişkinin kalıcı olup olmamasını belirleyecek bir unsur oluşturur. Ancak düşüncenizde ilişkinin kalıcılığı söz konusu ise, davranışlarınız ve kararlarınız belirli bir ölçü içinde olacaktır. Böylece yakın ilişkilerdeki tuzaklardan uzak kalacak, sağlıklı ve kalıcı bir ilişkiniz olacaktır.
Sevinci delicesine takip etmek insanı hedefinden alıkoyar.
Hedefiniz ne olursa olsun -eğer seçim sebebini gözden geçirirseniz- o hedefi seçtiğinizi göreceksiniz. Çünkü seçiminizin size sevinç getireceğine inanıyorsunuz. Kendi sevinçlerini akıl dışı zevklerde arayan kişiler sadece geçici zevkleri tecrübe ederler ama hedefe asla ulaşamazlar. Sadece bilge kişinin yolunu seçmekle sevinci oluşturmak ve korumak derin sevince doğru yol almayı sağlar ki, bu insan ruhunun gıdasıdır.
Bekleyişte hedefe ulaşma inancı olmalıdır.
Boşuna bekleyiş doğru değildir.
Hedefe ulaşmada kendinizden emin olmamak, ıstırap ve korku dolu bekleyiş getirir. Bunların her ikisi de tehlikelidir ve kişiyi başarıdan alıkoyan Hedefe ulaşma inancı olumlu düşüncelere ve umutlu bir bekleyişe neden olacaktır. Bunların her ikisi de inşam doğrudan başarıya sevk edecektir.
Doğru kullanıldığında az güçle bile büyük başarılara
sahip olabilirsiniz.
Az gücün doğru kullanılmasının birinci şartı, hedefinizi zihninizde sağlamlaştırmaktır. Hedefinizi apaçık görün ve o hedefe ulaştığınızı zihninizde canlandırın. İkincisi, kendinizi o hedefe ulaşmaya sorumlu küm. Üçüncü olarak, her zaman bütün gücünüzü hedefe ulaşma yönünde kullanın ve bulduğunuz her fırsatı bir ayrıcalığa çevirin, fırsatlara değer verin. Su damlalarının eninde sonunda sert bir kayayı bilemesi gibi, sürekli kendinizi bileyin. Siz de eninde sonunda hedefe ulaşacaksınız. Az güçle büyük hedefe ulaşmak şaşırtıcı bir basandır ve size büyük bir saygınlık, şans ve başarı getirecektir. O zaman gücünüz çoğalacak ve daha büyük başarılan elde edeceksiniz.
Konunun tüm yönlerini değerlendirdikten sonra karar ve
eylem aşaması gelir.
Bir konu üzerinde çok uzun düşünmemek gerekir. Çünkü süre ne kadar uzarsa karar vermek o kadar zorlaşır. Eylem zamanı geldiğinde zaman kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Konuyu bütün yönleri ile değerlendirdiğimizde kaygı ve tereddüte düşmek hatadır ve felaket getirir. Çünkü böyle yaparak fırsatı kaçırırsınız.
Bilgi, özgürlüğün anahtarıdır.
Para kazanma bilinci, sizi yoksulluktan kurtarır. Sağlığınızı koruma bilinci, sizi hastalıktan korur. Zevk alma bilinci, sizi üzüntüden kurtarır. Bilge kişinin sahip olduğu çizgiye vakıf olmak ise sizi şanssızlıktan, başarısızlıktan, yenilgiden ve acılardan kurtarır.
Katılık ve bencillik insanı taş yürekli yapar ve taş yüreklilik, diğer
insanlardan kopmaya sebep olur.
Muhtaç bir kişiyle karşılaştığınızda ona arkanızı dönerseniz katılık başlamış olur. Biri sizden yardım istediğinde varlığınızı ondan esirgerseniz, katılık size hükmetmeye başlar. Biri sizden af dilediği zaman onu affetmiyorsanız taş yüreklilik başlar. Çok geçmeden her şeyi bir sis perdesinin arkasından görmeye başlarsınız. Bu maskeyi yüzünüze taktığınızda insanların yardım taleplerini artık duymazsınız. Sesiniz sert, davranışlarınız katı olur. Herkes sizden uzaklaşır. Ancak birkaç menfaat düşkünü kendi çıkarları için peşinizden gelir. Bencillik ve taş yüreklilik bencil kişilerin nitelikleridir. Yumuşak huyluluk ve bonkörlük ise bilge kişinin özellikleridir. Bencillik ve taş yüreklilik veya yumuşak huyluluk ve bonkörlük, her biri, kaçınılmaz sonuçlan beraberinde getirir.
Sonsuz imkanlar insan için uygun değildir. Eğer bu imkanlar mevcut
olsaydı, insan hayatı bu sonsuzlukta kaybolurdu.
Bu sonsuz imkanların içinde kim seçim yapabilirdi ki. Sadece bu imkanları göz örtünde tutmak bile, sonsuza kadar zaman alırdı. Kısıtlamalar problem gibi görünse de, aslında faydalıdır. Bilge kişi, belli sınırlar tespit edip, bu sınırlar içinde tam özgürlüğü tecrübe eder. Bu davranışla konsantrasyon ve başarıyı elde eder, tehlikeden uzak kalır.
Bilge kişi, söz ve davranışlarıyla yeri, göğü titretir.
Söz ve davranışlarınızla, uygun olan veya olmayan şansı yaratırsınız. O zaman kendi sözlerinizde ve davranışlarınızda dikkatli olmanız gerekmiyor mu? Bütün kelimeler ve davranışlar içten gelir. Eğer gönlünüz temiz ve düşünceniz bilge kişinin düşüncesiyle aynı seviyede ise sözleriniz doğru, yerinde ve güçlü olacaktır; davranışlarınız ise kalıcı ve faydalı meyveler verecektir. Eğer gönlünüz olması gerektiği gibi olmasa, kazdığınız kuyuya düşmez misiniz?
Sevinçleriniz ilişkilerinize bağlı olursa, o ilişkinin iniş çıkışları sizi
sevinçli veya kederli yapacaktır.
Bu, sevinçleri başkalarına bağlı olan insanların kesin alın yazısıdır. Bu alın yazısından kaçınmak için sevincinizi kalıcı olan şeylere bağlayın. Bilge kişinin yolunda huzurlu sevinç, kendi kendine yetmek ve hiçbir şeyi başkasından talep etmemek vardır; her şeyden mutludur, bağımsız ve özgür, ayakta durmaktadır. Çünkü bu kurtuluşta şans, güven ve kalıcı iç huzur vardır.
Kaynak: Çin Bilgeliği - Dr.Davut İbrahimoğlu
http://lovepeaceandharmony.ning.com dan alınmıştır.
















